<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şifalı bitkiler &#124; Bitki derman &#124; Bitkisel tedavi</title>
	<atom:link href="http://www.bitkilervefaydalari.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bitkilervefaydalari.com</link>
	<description>Sitemizde Şifalı bitkiler,Bitki derman,Bitkisel tedavi bulunmaktadır.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Aug 2010 09:08:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Ünlülerin Güzellik Sırları</title>
		<link>http://www.bitkilervefaydalari.com/unlulerin-guzellik-sirlari.html</link>
		<comments>http://www.bitkilervefaydalari.com/unlulerin-guzellik-sirlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 09:08:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Avokado]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Christina Ricci]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Gizli]]></category>
		<category><![CDATA[Ismi]]></category>
		<category><![CDATA[Kiraz]]></category>
		<category><![CDATA[Sandra Bullock]]></category>
		<category><![CDATA[Sezen]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Yurt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkilervefaydalari.com/?p=3965</guid>
		<description><![CDATA[Ünlülerin Güzellik Sırları Magazin dünyasının ünlüleri, sağlıklı ve bakımlı görünmek için ilgi çekici formüller kullanıyor&#8230; Kimsayal ilaçlar yerine doğal ilaçları tercih eden ünlüler, sağlıklı ve bakımlı görünmek için bu formülü denediklerini söylüyorlar&#8230; Uzmanlar ise sanatçıların sağlıklı kalmak için gösterdiği &#8216;titizliği&#8217; takdire şayan olarak gösteriyor. Biz de ünlülerin bu konudaki hassasiyetlerini araştırdık bakın ortaya neler çıktı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#cc0000"><span style="font-size:6"><i><b>Ünlülerin Güzellik Sırları<br />
</b></i></span></span><br />
Magazin dünyasının ünlüleri, sağlıklı ve bakımlı görünmek için ilgi çekici formüller kullanıyor&#8230; </p>
<p><span id="more-3965"></span></p>
<p>Kimsayal ilaçlar yerine doğal ilaçları tercih eden ünlüler, sağlıklı ve bakımlı görünmek için bu formülü denediklerini söylüyorlar&#8230; Uzmanlar ise sanatçıların sağlıklı kalmak için gösterdiği &#8216;titizliği&#8217; takdire şayan olarak gösteriyor. Biz de ünlülerin bu konudaki hassasiyetlerini araştırdık bakın ortaya neler çıktı.</p>
<p>Akel&#8217;den şaşırtıcı çare!<br />
Bir röportajında gözaltı şişliğini ve morluğunu gidermek için hemoroit yani basur kremi kullandığını itiraf eden Akel, yurt dışında Sandra Bullock ve Christina Ricci gibi ünlü oyuncular ise bu kremi yüzlerindeki kırışıklıkları gidermek için kullanıyor. Hemoroit kreminin Türkiye&#8217;deki kullanıcıları, azımsanmayacak kadar çok. Çağla Şikel, Şenay Akay ve Özlem Yıldız gibi ünlü mankenler de basur kremini gözaltları için kullanıyor.</p>
<p>Tuğba&#8217;nın &#8216;keçiboynuzu&#8217;<br />
Tanıtımdan tanıtıma koşan ve birçok defilede boy gösteren manken Tuğba Özay, güzellik ilaçlarını yanından ayırmıyor. Tuğba&#8217;nın reçetesi; keçiboynuzu pekmezi, nar suyu ve çikolatadan oluşuyor. Tuğba bu üçlüyü çantasından asla eksik etmediğini dile getiriyor.</p>
<p>Özcan&#8217;ın gizli formülü<br />
Özcan Deniz&#8217;in bakımlı cildinin sırrı hayli ilginç&#8230; Güzellik salonlarını kullanmayan sanatçı, pahalı kremler ya da ilaçlar yerine günde iki defa zeytinyağlı sabunla yıkanıyor.</p>
<p>Sezen&#8217;in devası &#8216;mısır&#8217;<br />
&#8220;Minik Serçe&#8221; Sezen Aksu, mutfağından mısır püskülünü eksik etmiyor. Zayıflamak için mısır püskülü haşlayıp içen Aksu, bununla forma giriyor. Yakın dostu Emel Müftüoğlu&#8217;na da zayıflaması için mısır püskülü ve avokado yaprağı tavsiye eden ünlü sanatçının, reçetesi kulaktan kulağa yayılıyor.</p>
<p>Avşar&#8217;ın şifası, kiraz sapı<br />
Magazin dünyasının gündemden düşmeyen ismi Hülya Avşar, aldığı fazla kilolardan kurtulmak için kiraz sapını deniyor. Avşar, kiraz sapını 30 dakika kaynatıp, suyunu içiyor. Bunun oldukça faydalı olduğunu düşünüyor.</p>
<p>Arzum&#8217;dan &#8216;annelik&#8217; bakımı<br />
Podyumlardan sonra oyunculukla da magazin dünyasında adından söz ettiren Arzum Onan, hem minik oğlu hem de kendisi için farklı bir güzellik formülü uyguluyor. Onan, enerji için doğal içerikli vitaminler tercih ettiğini söyleyerek, oğlu Can&#8217;la birlikte her sabah ballı ısırgan otu içtiğini söylüyor.</p>
<p>Deniz &#8216;maydanozla&#8217; ayakta<br />
Ünlü ses sanatçısı Deniz Seki, özellikle beslenme konusuna dikkat ediyor. Kilosunu koruyabilmek için de kendisine has bir diyet uygulayan Seki, bütün yıl boyunca maydanoz suyu içtiğini söyleyerek, sıkıntısı olanlara da tavsiye ediyor.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-6018727237215998005?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' title="Ünlülerin Güzellik Sırları" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkilervefaydalari.com/unlulerin-guzellik-sirlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırışıklıklar İçin</title>
		<link>http://www.bitkilervefaydalari.com/kirisikliklar-icin.html</link>
		<comments>http://www.bitkilervefaydalari.com/kirisikliklar-icin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 06:18:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkilervefaydalari.com/?p=2531</guid>
		<description><![CDATA[Sadece gözünüzün iç kenarında &#8220;anticerne&#8221; yani kapatıcı kullanın. Böylelikle bakışlarınızı hafifletmiş, açmış olursunuz. Mutlaka göz çevrenizin iyi nemlenmiş olmasına özen gösterin ve göz çevresi bakımı uygulayın. Kırışıklıklarınız iyice artmışsa üst kirpiklerinize rimel uygulamak dikkati ve vurguyu kırışıklıklardan farklı bir yöne çekecektir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sadece gözünüzün iç kenarında &#8220;anticerne&#8221; yani kapatıcı kullanın. Böylelikle bakışlarınızı hafifletmiş, açmış olursunuz. Mutlaka göz çevrenizin iyi nemlenmiş olmasına özen gösterin ve göz çevresi bakımı uygulayın. </p>
<p><span id="more-2531"></span></p>
<p>Kırışıklıklarınız iyice artmışsa üst kirpiklerinize rimel uygulamak dikkati ve vurguyu kırışıklıklardan farklı bir yöne çekecektir
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1726283083755697200-1733974777068748334?l=ciltbakimii.blogspot.com' alt='' title="Kırışıklıklar İçin" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkilervefaydalari.com/kirisikliklar-icin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>El Bakımı için Limon ve Zeytinyağı</title>
		<link>http://www.bitkilervefaydalari.com/el-bakimi-icin-limon-ve-zeytinyagi.html</link>
		<comments>http://www.bitkilervefaydalari.com/el-bakimi-icin-limon-ve-zeytinyagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 03:40:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Biotin]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Limon]]></category>
		<category><![CDATA[Uygun]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkilervefaydalari.com/?p=3424</guid>
		<description><![CDATA[Son Günleri yaşanan kış mevsiminde en çok insanların elleri zarar görüyor. İnsanların yüzü kadar önemsemesi gereken elleri için evdeki malzemelerle doğal kremler hazırlanabiliyor. Kişisel bakım uzmanları, ellerini sürekli örüyor. İnsanların yüzü kadar önemsemesi gereken elleri için evdeki malzemelerle doğal kremler hazırlanabiliyor. Kişisel bakım uzmanları, ellerin sürekli hareket halinde olduğunu söyleyerek, “Yazarlar, çizerler, çalışırlar ve hep [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son Günleri yaşanan kış mevsiminde en çok insanların elleri zarar görüyor. İnsanların yüzü kadar önemsemesi gereken elleri için evdeki malzemelerle doğal kremler hazırlanabiliyor. Kişisel bakım uzmanları, ellerini sürekli örüyor. İnsanların yüzü kadar önemsemesi gereken elleri için evdeki malzemelerle doğal kremler hazırlanabiliyor. Kişisel bakım uzmanları, ellerin sürekli hareket halinde olduğunu söyleyerek, “Yazarlar, çizerler, çalışırlar ve hep bir şeylerle temas ederler. Sürekli hareket halinde olmaları, soğuk, Sıcak, Su ve mikroplar gibi dış etkenlerle birebir temas etmeleri nedeniyle eller, yüze oranla daha çabuk yıpranıyor ve yaşlanıyor” şeklinde konuşuyor. Ellerin sürekli mikroplarla iç içe olması nedeniyle sık sık yıkanmasının gerektiğini hatırlatan uzmanlar, kullanılan sabunun insanın cildine uygun olmasının önemine işaret ediyor. Her yıkamadan sonra ellerin nemlikalmaması için de iyice kurulanması gerekiyor.</p>
<p><span id="more-3424"></span></p>
<p>Özellikle soğuk havalarda cilt kızarıp çatlıyor ve pürtük pürtük oluyor. Bu durumda eldiven takılmasını öneren uzmanlar, akşamları yatmadan önce zeytinyağının tıpkı krem gibi ellere masajla yedirerek sürülmesini tavsiye ediyor. Uzmanların konu ileilgili diğer tespitleri şöyle:</p>
<p>El ve tırnakların bir diğer dostu limon suyu. zaman zaman tırnakların limon Suyu ile ovalanması yararlı. Eller de yüz gibi nemlendirici, besleyici ve sıkılaştırıcı özellikte doğal kremlerle korunmalı. Günlük öğünlerde cilt ve tırnakları güçlendiren besinlere yer verilmeli. Tırnakların oluşumu için gerekli Proteini barındıran yoğurttan her Gün yenilmeli. Tırnaklar için, demir, Bakır ve çinko içeren besinlere ağırlık<span style="font-family:Comic Sans MS"><span style="font-size:130%"> verilmeli. Kırılgan tırnaklara karşı da biotin içeren ceviz ve yer fıstığı tercih edilmeli”.</span></span></p>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7959619593780476345?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' title="El Bakımı için Limon ve Zeytinyağı" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkilervefaydalari.com/el-bakimi-icin-limon-ve-zeytinyagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Modası Geçmeyen İnciler</title>
		<link>http://www.bitkilervefaydalari.com/modasi-gecmeyen-inciler.html</link>
		<comments>http://www.bitkilervefaydalari.com/modasi-gecmeyen-inciler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 02:17:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Abiye]]></category>
		<category><![CDATA[Barok]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Boncuk]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Madde]]></category>
		<category><![CDATA[Pembe]]></category>
		<category><![CDATA[Sedef]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yumurta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkilervefaydalari.com/?p=3649</guid>
		<description><![CDATA[Bütün şekil ve renklerdeki inciler, modern bir kadının gardırobu için çok yönlü bir aksesuar. Klasik yuvarlak inci kolye, abiye ve resmi giysiler için mükemmel. Uzun kordonlar, mücevherler ya da altın klipsler yardımıyla ikiye katlanabilir. Tek başlarına veya çarpıcı bir etki yaratmak amacıyla başka değerli taşlardan boncuklarla birlikte bükülebilirler. Yuvarlak incilerin en popüler renkleri beyazlar, kremler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün şekil ve renklerdeki inciler, modern bir kadının gardırobu için çok yönlü bir aksesuar. Klasik yuvarlak inci kolye, abiye ve resmi giysiler için mükemmel. Uzun kordonlar, mücevherler ya da altın klipsler yardımıyla ikiye katlanabilir. Tek başlarına veya çarpıcı bir etki yaratmak amacıyla başka değerli taşlardan boncuklarla birlikte bükülebilirler. Yuvarlak incilerin en popüler renkleri beyazlar, kremler ve pembeler. Gümüşi, siyah ve altın rengi son dönemde çok ilgi çekmeye başladı. Tatlı su incileri birçok renkte meydana gelebilir ve genellikle daha beyaz renkli kordonlar üretecek şekilde muamele edilirler. Bunlar, beyazın yanı sıra güzel şeftali, lavanta pembe ve mavi renklerde bulunabilir. Yüzükler, pandantifler, broşlar ve küpeler, yuvarlak, armut, yumurta, gözyaşı damlası, yarım, üç çeyrek ve kabarcık gibi çok çeşitli inci şekillerinde yaratılabilir. Diğer kategorilere girmeyen düzensiz şekilli inciler olan barok inciler, genellikle benzersiz, akıcı biçimleri dolayısıyla yüzükler ve broşlar için güzel tasarımlar meydana getirir.</p>
<p><span id="more-3649"></span></p>
<p>İnci hakkında bilmedikleriniz</p>
<p>İnci nasıl oluşur?<br />
Kültür incileri, canlı istiridyelere (Akoya veya güney denizi incileri) veya midyelere (tatlı su incileri) yerleştirilen ve genellikle doğal kabuktan bir boncuk veya etli bir doku parçası olan bir küçük uyarıcıdan elde edilir. İstiridyeler veya midyeler, uyarıcıya tutunan ve &#8216;sedef&#8217; denilen bir madde salgılar. Ortaya çıkan sedef tabakaları incileri oluşturur.</p>
<p>Kaç yılda elde edilir?<br />
Bir inci elde etmek genellikle birkaç yıl sürer. Midyelerin üç yıla kadar süren olgun bir yaşa gelmesi gerekir. İncinin tam büyüklüğüne ulaşması bir üç yıl daha sürebilir. İncinin oluşmasını sağlayan doğal uyarıcı inciyi şekil bozukluğuna uğratabilir ya da istiridye hastalıktan dolayı ölebilir. Beş ila 10 yıllık bir dönemin sonuna kadar, yalnızca istiridyelerin yüzde 50&#8242;si canlı kalır. Üretilen incilerden ise yalnızca yaklaşık yüzde 5 kadarı en iyi mücevher üreticileri için yeterli kaliteye ulaşır. Başından itibaren inci yetiştiricisi, birçoğu hiçbir üretimde bulunmayacak veya ölecek olan her istiridye için 100 dolardan fazla harcama yapar.</p>
<p>Kültür incileri ile taklit inciler aynı şey midir?<br />
Hayır. Kültür İncileri, istiridye veya midye içerisinde doğal ortamlarında zamanla oluşur. Taklit veya &#8216;sahte&#8217; inciler ise çeşitli ürünlerden insan eliyle yapılır.</p>
<p>Değeri nasıl anlaşılır?<br />
Parlaklık ve boy genellikle aranacak iki ana faktör olarak kabul edilir. Parıltısı ne kadar koyu olursa, şekil ve yüzey de o kadar kusursuz ve inciler o kadar değerli olur. Örneğin inciye baktığınız zaman yüzünüzün yansımasını net bir şekilde görebilmeniz, onun çok iyi kalitede bir inci olduğunu gösterir. İncinin görünen yüzeyinde ne kadar az doğal iz ve benek olursa, inci o kadar pahalı olur. Ayrıca inciler ne kadar yuvarlak, simetrik ve büyük olursa o kadar değerlidir. Diğer taraftan incinin boyu, inciyi yaratan istiridyenin yaşı (daha olgun istiridyeler daha büyük inciler üretir) ve incinin kültür edildiği yer ile ilgilidir. İnciler birçok renkte elde edilir. En popüler renkler beyaz, krem ve pembedir. Gümüşi, siyah ve altın rengi de son yıllarda büyük ilgi çekiyor. Ama koyu parlak siyah bir inci, çok nadir bulunur ve oldukça pahalıdır.</p>
<p>Bakımı nasıl yapılır?<br />
Saç spreyi, parfüm, oje veya alkol bazlı ürünlerdeki kimyasal maddeler incinin parlaklığını bozabileceğinden dolayı, inci mücevherleri bu tür kozmetik ürünlerle temas ettirmeyin. İnciyi taktıktan sonra, hafif bir sabun, ılık su, yumuşak temiz bir havluyla temizlemeniz en doğrusu. İncilerin uzun süre kasalarda veya kapalı yerlerde saklanması, kuruyup matlaşmalarına neden olur. O yüzden sık sık takmak ve düzenli bakım, incilerin hava alarak kendilerini yenilemelerini sağlar.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-746163285036842551?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' title="Modası Geçmeyen İnciler" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkilervefaydalari.com/modasi-gecmeyen-inciler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sivilcelere Lazer</title>
		<link>http://www.bitkilervefaydalari.com/sivilcelere-lazer.html</link>
		<comments>http://www.bitkilervefaydalari.com/sivilcelere-lazer.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 00:55:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Canan]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Hafif]]></category>
		<category><![CDATA[Lazer]]></category>
		<category><![CDATA[Nde]]></category>
		<category><![CDATA[Pul]]></category>
		<category><![CDATA[Pulse Dye]]></category>
		<category><![CDATA[Seans]]></category>
		<category><![CDATA[Sivilce]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkilervefaydalari.com/?p=3429</guid>
		<description><![CDATA[Ergenlikte daha fazla olmak üzere tüm yaş gruplarında görülebilen sivilcelerin tedavisi için günümüzde oldukça etkili ilaçlar vardır. Ancak ilaç tedavileriyle yeni sivilce çıkışları engellense de eski sivilcelerin izlerinin geçmesi oldukça zaman alır. Bu da, çoğu hastayı ve doktoru mutsuz eder. Pulse-dye lazer tedavisi, sivilcelerin ve izlerinin tedavisinde yeni ve etkili bir seçenek sunmaktadır. Aslında damarsal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ergenlikte daha fazla olmak üzere tüm yaş gruplarında görülebilen sivilcelerin tedavisi için günümüzde oldukça etkili ilaçlar vardır. Ancak ilaç tedavileriyle yeni sivilce çıkışları engellense de eski sivilcelerin izlerinin geçmesi oldukça zaman alır. Bu da, çoğu hastayı ve doktoru mutsuz eder.<span></span></p>
<p><span id="more-3429"></span></p>
<p>Pulse-dye lazer tedavisi, sivilcelerin ve izlerinin tedavisinde yeni ve etkili bir seçenek sunmaktadır. Aslında damarsal hastalıkların tedavisinde uzun yıllardır güvenle kullanılan pulse-dye lazer ile sivilceler için yapılan çalışmalarda oldukça başarılı sonuçlar alınmıştır.</p>
<p>Pulse-dye lazer hafif ve orta şiddette sivilce ile birlikte olan kızarıklığın tedavisinde kullanılır. Şarap lekesi tedavisinde çocuklarda bile güvenle kullanılan bir lazer olduğundan, deneyimli doktorlar tarafından uygulandığında yan etki riski çok çok azdır.</p>
</p>
<p>Bu lazerin ayrıca kollajen üretimini arttırıcı etkisi, çöküklükler ve kabarıklıklar şeklinde oluşan izlerde de faydalı olabilmektedir. Sivilce tedavisinde mevcut tedavilere ek olarak veya altenatif olarak uygulanabilir. Bazı ilaçları yan etkileri nedeniyle kullanamayan ya da mevcut tedavisinde yeterince hızlı, etkili sonuç alamayan hastalarda başarılı olabilir.</p>
<p>Pulse-dye lazer tedavisi oldukça kolay bir uygulamaya sahiptir. Tedavi süreci hastanın normal yaşamını sürdürmesini kısıtlamaz ve deri yüzeyini etkilemez. Birkaç gün sürebilen kızarıklıklar ve morluklar olabilir. Kapatıcıyla kapatılabilirler. Hastalar işlerine, okullarına devam edebilirler.</p>
<p>Sonuçlar 3–4 haftada alınmaya başlar. Genel olarak bir kaç seans tavsiye edilir. Her tedavi seansı 10-15 dakika kadar kısa sürer. Tedavi ağrılı değildir. Tedavi sırasında bazen hafif bir rahatsızlık duyulabilir ancak bu genelde bir lastiğin deri yüzeyine çarpması şeklinde bir histir.</p>
<p>Yeni bir uygulama olan ve Kozmed Güzellik Merkezi’nde Dr. Canan Savaş tarafından uygulanan pulse-dye lazer tedavisi hastayı kısa sürede etkili ve güvenli bir şekilde görünüm açısından da memnun eden bir tedavi seçeneğidir.</p>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-8108816144858713912?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' title="Sivilcelere Lazer" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkilervefaydalari.com/sivilcelere-lazer.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hintyağı Maskesi</title>
		<link>http://www.bitkilervefaydalari.com/hintyagi-maskesi.html</link>
		<comments>http://www.bitkilervefaydalari.com/hintyagi-maskesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 22:22:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Ince]]></category>
		<category><![CDATA[Kuru]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkilervefaydalari.com/?p=3507</guid>
		<description><![CDATA[Hintyağı Maskesi Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hintyağı Maskesi</p>
<p><span style="color:#000000">Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı</span> <span style="color:#000000"> emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. </span></p>
<p><span id="more-3507"></span></p>
<p> <span style="color:#000000">Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir</span>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7248254044604995065?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' title="Hintyağı Maskesi" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkilervefaydalari.com/hintyagi-maskesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yemek Pisirmek Icin 20 Farkli Oneri</title>
		<link>http://www.bitkilervefaydalari.com/yemek-pisirmek-icin-20-farkli-oneri.html</link>
		<comments>http://www.bitkilervefaydalari.com/yemek-pisirmek-icin-20-farkli-oneri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 21:04:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Ilave]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[KıSıK]]></category>
		<category><![CDATA[Sebze]]></category>
		<category><![CDATA[Tercih]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>
		<category><![CDATA[Yufka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkilervefaydalari.com/?p=4753</guid>
		<description><![CDATA[Herkes yemek pişirebilir ama bazılarının pişirdiği tadından yenmez! Yemek pişirmek öyle bir meziyet ki kimilerine göre bir sanat. 1. Sebze yemeği yaparken, bir kilo sebzeye iki yemek kaşığı sıvıyağ koyun. Etli sebze yemeklerinde ise dışardan yağ ilavesi yapmanıza gerek yok. 2. Pişirirken yağda kızartma, kavurma yerine haşlama, fırında ızgara veya sulu ısıda pişirme yöntemlerini kullanabilirsiniz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://1.bp.blogspot.com/_7emOCfbnb34/SSPILrfJ1HI/AAAAAAAACls/MpwGpj8hzvM/s1600-h/yemek-onerileri.jpg"><img style="margin:0px auto 10px;text-align:center;cursor:pointer;cursor:hand;width: 272px;height: 204px" src="http://1.bp.blogspot.com/_7emOCfbnb34/SSPILrfJ1HI/AAAAAAAACls/MpwGpj8hzvM/s400/yemek-onerileri.jpg" border="0" title="Yemek Pisirmek Icin 20 Farkli Oneri" alt="yemek onerileri Yemek Pisirmek Icin 20 Farkli Oneri" /></a></p>
<p><span id="more-4753"></span></p>
<p>Herkes yemek pişirebilir ama bazılarının pişirdiği tadından yenmez! Yemek pişirmek öyle bir meziyet ki kimilerine göre bir sanat.</p>
<p>1. Sebze yemeği yaparken, bir kilo sebzeye iki yemek kaşığı sıvıyağ koyun. Etli sebze yemeklerinde ise dışardan yağ ilavesi yapmanıza gerek yok. </p>
<p>2. Pişirirken yağda kızartma, kavurma yerine haşlama, fırında ızgara veya sulu ısıda pişirme yöntemlerini kullanabilirsiniz. </p>
<p>3. Yemeklere lezzet vermek için sadece yağa ve sosa odaklanmayın. Sebze ve baharatlarla farklı tatlar yaratın. </p>
<p>4. Sos ve çorbaları krema yerine düşük yağlı sütle pişirin. </p>
<p>5. Evde tuzu ve yağı daha az tüketmesi gereken birey varsa herkese aynı tencerede yemek pişirin. Daha sonra bir miktar ayırıp tuz ve yağ ilave edin. </p>
<p>BİR DE FIRINLAYARAK DENEYİN</p>
<p> 6. Kurabiye ve keklerde şeker yerine kuru meyve veya az miktarda pekmez deneyin. </p>
<p>7. Dondurulmuş patatesi kızartmak yerine bir de fırınlayarak deneyin. </p>
<p>8. Yemek pişirmeye zamanınız yoksa sebzeyi haşlayıp salataya karıştırın veya yoğurtla deneyin. </p>
<p>9. Kek ve ya kurabiyelerde yağı azaltmak için yağsız süt tercih edin. </p>
<p>10. Izgaranızı sadece et, tavuk ve balık için değil, domates, biber, kabak, mantar, soğan dahil tüm sebzeler için deneyebilirsiniz. </p>
<p>POSALARI KEKE İLAVE EDİN </p>
<p>11. Tavaya yağ koymadan pişirme yapmak istiyorsanız biraz su damlatın ve kısık ateşte pişirme yöntemi uygulayın. </p>
<p>12. Fırında yağsız pişirme için yağlı kağıttan faydalanın. </p>
<p>13. Tavuğu haşladıktan sonra suyunu, üzerindeki yağı alıp daha sonra sebze veya çorbalarınıza ekleyebilirsiniz. </p>
<p>14. Katı meyve veya sebze sıkacağından çıkan posayı keklerin içine koyarak posa tüketiminizi artırabilirsiniz. </p>
<p>15. Bir yumurta ve iki yumurta beyazını karıştırın. Tavaya yağ yerine çok az su koyup sebzelerle beraber pişirin. </p>
<p>KURU MEYVELERDEN TATLI </p>
<p>16. Çay saati canınız börek isterse bir yufka içine üç yemek kaşığı lor peyniri, biraz maydanozla gözleme şeklinde dörde katlayın. Bir tatlı kaşığı zeytinyağla üç yemek kaşığı light yoğurdu üzerine sürün ve teflon tavada hafif ateşte iki yüzünü pişirin. </p>
<p>17. Pirinç yerine bulgur tercih edin. Glisemik indeksi düşük olan bulgur, kan şekeri seviyenizi dengeler, içerdiği lif ve proteinler pirince göre daha yüksektir. İki yemek kaşığı bulgur bir ince dilim ekmeğe eşittir. </p>
<p>18. Hamurlu ve yağlı tatlılar yerine meyveleri fırınlayın veya kuru meyvelerle tatlı yapmayı deneyin. </p>
<p>19. Meyve suyundan gelen kaloriyi azaltmak için sulandırın . </p>
<p>20. Domates ve soğanı yemeklerde bol kullanın. Kalori değeri düşük, su oranı yüksek olduğu için doyurucudur ve antioksidant kapasitesi yüksek.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7165763003320592115-943691421545011885?l=kadinlaradair.blogspot.com' alt='' title="Yemek Pisirmek Icin 20 Farkli Oneri" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkilervefaydalari.com/yemek-pisirmek-icin-20-farkli-oneri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KEREVİZİN FAYDALARI</title>
		<link>http://www.bitkilervefaydalari.com/kerevizin-faydalari-2.html</link>
		<comments>http://www.bitkilervefaydalari.com/kerevizin-faydalari-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 18:36:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Kereviz]]></category>
		<category><![CDATA[Kut]]></category>
		<category><![CDATA[Lt]]></category>
		<category><![CDATA[Netten]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizma]]></category>
		<category><![CDATA[Sinir]]></category>
		<category><![CDATA[Tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Yaprak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkilervefaydalari.com/?p=4846</guid>
		<description><![CDATA[Kereviz; Sapları maydonoza, kök kısmı ise patatese benzeyen bir sebze. Çok çabuk karardığından dolayı, limonla ovularak kullanılabiliyor. Yemeği, salatası, suyu, yani kısaca her şeyi çok faydalı. KEREVİZİN FAYDALARI -Kerevizde A,B vitaminleri, demir ve kireç vardır. -Kereviz unutkanlığı ve sinir yorgunluğunu giderir, idrar söker, böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardım eder, kan ve süt yapar, karaciğeri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:130%"><strong>Kereviz;</strong> Sapları maydonoza, kök kısmı ise patatese benzeyen bir sebze. Çok çabuk karardığından dolayı, limonla ovularak kullanılabiliyor. Yemeği, salatası, suyu, yani kısaca her şeyi çok faydalı.<br />
<strong>KEREVİZİN FAYDALARI</strong><br />
-Kerevizde A,B vitaminleri, demir ve kireç vardır.<br />
-Kereviz unutkanlığı ve sinir yorgunluğunu giderir, idrar söker, böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardım eder, kan ve süt yapar, karaciğeri temizler.<br />
-Şeker, yüksek tansiyon ve romatizma da da faydalıdır.<br />
-Sakinleştirici özelliği var.<br />
- Böbrek için çok yararlı, kanı temizliyor,<br />
- Kilo almayı önlüyor<br />
- cinsel gücü artırıyor.<br />
- Karaciğer çalıştırır ve temizler<br />
- Siyatik-yüksek tansiyon-romatizma-baş ağrıları-kan dolaşımı ve kut hastalığı için iyidir.<br />
- İdrar söktürür.<br />
- Yaprak kereviz mideye çok faydalıdır.<br />
- İç salgı bezlerini özellikle böbrek üstü bezlerini çalıştırır.<br />
</span><br />
<a href="http://densonra.blogspot.com/2008/07/isirgan-otunun-faydalari.html"><span style="font-size:130%">&gt;&gt;&gt;Isırganotunun Faydaları İçin&lt;&lt;&lt;</span></a><br />
Kaynak:netten
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3280303460258912828-5784567029932036880?l=densonra.blogspot.com' alt='' title="KEREVİZİN FAYDALARI" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkilervefaydalari.com/kerevizin-faydalari-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stres düşman ordusu gibi</title>
		<link>http://www.bitkilervefaydalari.com/stres-dusman-ordusu-gibi.html</link>
		<comments>http://www.bitkilervefaydalari.com/stres-dusman-ordusu-gibi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 16:27:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Aa]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Alkol]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Edin]]></category>
		<category><![CDATA[Ege üNiversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Prof Dr]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Psikosomatik]]></category>
		<category><![CDATA[Tutum]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkilervefaydalari.com/?p=4578</guid>
		<description><![CDATA[Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, &#8221;Strese karşı canlının durumu, düşmanla karşılaşan ordu gibidir. Savaşı kazanamaz ya da kaçamazsa bu hastalık demektir&#8221; dedi. Prof. Dr. Çelikkol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, stresle baş edebilmenin önemine dikkat çekti. Stres karşısında canlının durumunun, düşmanla karşılaşan orduya benzediğini anlatan Prof. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/_7emOCfbnb34/R3oiWnFQtBI/AAAAAAAAAq4/6zT9HdL8GMM/s1600-h/stres.jpg"><img style="margin:0px auto 10px;text-align:center;cursor:pointer;cursor:hand" src="http://3.bp.blogspot.com/_7emOCfbnb34/R3oiWnFQtBI/AAAAAAAAAq4/6zT9HdL8GMM/s400/stres.jpg" border="0" title="Stres düşman ordusu gibi" alt="stres Stres düşman ordusu gibi" /></a></p>
<p><span id="more-4578"></span></p>
<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, &#8221;Strese karşı canlının durumu, düşmanla karşılaşan ordu gibidir. Savaşı kazanamaz ya da kaçamazsa bu hastalık demektir&#8221; dedi. </p>
<p>Prof. Dr. Çelikkol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, stresle baş edebilmenin önemine dikkat çekti. Stres karşısında canlının durumunun, düşmanla karşılaşan orduya benzediğini anlatan Prof. Dr. Çelikkol şöyle konuştu: </p>
<p>&#8221;Strese karşı canlının ilk tepkisi savaşmak veya kaçmaktır. Bir ordu düşmanla karşılaşırsa savaşır, eğer gücüne güvenemezse geri çekilir veya kaçar. Stres karşısında canlının durumu da böyledir. Stresten kaçabilirse kaçar. Kaçamazsa savaşır, yener veya yenilir. Yenilmesi hastalık demektir.&#8221; Stresin, yöntemini bilmek koşuluyla korunabilecek bir düşman olduğunu anlatan Prof. Dr. Çelikkol, &#8221; Stres psikosomatik bozukluk dediğimiz hastalıkların meydana gelmesine ya da belirtilerinin artmasına yol açar. Hipertansiyon, mide ülseri, cilt bozuklukları gibi hastalıklar, bedensel olmakla birlikte, oluşumunda ruhsal nedenlerin, stresin etkili olduğu bilinmektedir&#8221; diye konuştu. </p>
<p>STRESLE BAŞ EDEBİLME</p>
<p>Prof. Dr. Çelikkol, stres konusunda herkesin başvurabileceği, birden fazla koruyucu ve tedavi edici tekniklerin olduğunu belirterek, şu tavsiyelerde bulundu: &#8221;Hayata karşı olumlu bir tutum benimseyin. Her şeyi kontrol edemeyebileceğinizi kabul edin. Gevşeme tekniklerini öğrenin ve uygulayın, düzenli olarak egzersiz yapın. Sağlıklı ve dengeli beslenin, yeterince uyuyun ve dinlenin. Stresinizi azaltmak için alkol veya sigaradan yardım beklemeyin. Sosyal bir çevre edinin, zamanınızı etkili şekilde kullanmaya çalışın.&#8221;
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2275952252873880568-3688891778230128321?l=saglik-merkezi.blogspot.com' alt='' title="Stres düşman ordusu gibi" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkilervefaydalari.com/stres-dusman-ordusu-gibi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel yaşam nasıl keyifsizleşir?</title>
		<link>http://www.bitkilervefaydalari.com/cinsel-yasam-nasil-keyifsizlesir.html</link>
		<comments>http://www.bitkilervefaydalari.com/cinsel-yasam-nasil-keyifsizlesir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 15:20:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Belli]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[Eve]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Halde]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgunluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkilervefaydalari.com/?p=4194</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel yaşam nasıl keyifsizleşir? Farklı cinsel aktiviteleri denememek, isteğin olup olmadığına bakmadan ilişkiye girmek, cinsel işlev bozukluğu bulunduğu halde tedavi olmamak…Ortalama çiftlerin birçoğunda cinsel ilişki sonrası sevgi, şefkat gösterme, duygusal yakınlık olmuyor. Genelde erkek sırtını dönüp uyuyor. Bu bir süre sonra cinsel işlev bozukluklarına yol açıyor. Cinselliği ve yaşanan ilişkiyi keyifsizleştiren faktörler sadece bununla sınırlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="font-weight: normal">Cinsel yaşam nasıl keyifsizleşir?</h2>
<h2 style="font-weight: normal">Farklı cinsel aktiviteleri denememek, isteğin olup olmadığına bakmadan ilişkiye girmek, cinsel işlev bozukluğu bulunduğu halde tedavi olmamak…Ortalama çiftlerin birçoğunda cinsel ilişki sonrası sevgi, şefkat gösterme, duygusal yakınlık olmuyor. Genelde erkek sırtını dönüp uyuyor. Bu bir süre sonra cinsel işlev bozukluklarına yol açıyor. <span></span>Cinselliği ve yaşanan ilişkiyi keyifsizleştiren faktörler sadece bununla sınırlı değil. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Doğan Şahin, “Görev kabilinden yürütülen cinsel yaşam, baş ağrıları, yorgunluk gibi isteksizlik belirtilerine yol açar. Belli bir süre sonra da cinsel ilişki sıklığı azalır ve yataklar ayrılır” diyerek pek çok çiftin yaşadığı durumu özetliyor.</h2>
<p><span id="more-4194"></span></p>
<div> <!-- google_ad_client = "pub-9761403853810720"; google_ad_width = 250; google_ad_height = 250; google_ad_format = "250x250_as"; google_ad_type = "text_image"; google_ad_channel = ""; google_color_border = "FFFFFF"; google_color_bg = "FFFFFF"; google_color_link = "466EDB"; google_color_text = "000000"; google_color_url = "466EDB"; //--> </div>
<p><strong>Ülkemizde cinsel mutluluğu engelleyen sosyo-kültürel etkenler neler? </strong><br />
Ülkemizde insanlar yetiştirilirken, kadın ve erkek cinsel rolleri katı bir şekilde ayrılmakta, ayrışan cinsel roller eşler arasında dengeli ve paylaşıma dayalı bir ilişkiyi engellemektedir. Bizim kültürümüze erkek evde iş yapmamayı ve eşinin kendisine hizmet etmesini beklemeyi öğrenir. Eşler evde birlikte geçirdikleri zamanda çoğunlukla ayrı işlerle meşgul olmakta, aralarındaki iletişim ve paylaşım yetersiz kalmaktadır.</p>
<p>Birçok erkek akşam eve geldiğinde doğruca televizyonun başına geçip, karısının sofrayı hazırlamasını beklemektedir. Yemekten sonra da doğru salona dinlenmeye gitmekte, eşinin bulaşıkları yıkayıp, ortalığı toplamasına yardım etmemektedir. Daha sonra en çok yapılan ortak faaliyet gene iletişim ve paylaşımı engelleyen, birlikte TV seyretme olmaktadır. Gün boyu ayrı duran ve iletişimleri zayıf olan çift böylelikle ortak zamanlarını da değerlendirememekte, uykuları gelince de gidip yatmaktadırlar.</p>
<p><strong>Erkek eşine cinselliği yakıştırmıyor</strong><br />
Birçok kadın cinselliği eşlerinden öğreniyor. Çocuklukları, gençlikleri boyunca cinsellikten uzak durmaları için cinselliğin ayıplandığı, kınandığı, hatta acı verici, zahmetli bir şey olarak öğretildiği bir ortamda yetişen ve cinsel hazzı tanımadan evlenen kadınlar, hem cinsellikten ürküyor hem de yanlış inanışlar dışında hiçbir şey bilmeyerek cinsel yaşamlarına başlıyor.</p>
<p>Erkekler de cinsel deneyimleri olsa bile cinselliği benzer bir şekilde algılarlar ve çok sayıda yanlış inanca sahiptirler. Erkekler de eşlerine cinselliği, cinselliğe meraklı olmayı pek yakıştıramazlar, başka birini kirletmek, aşağılamak, sahip olmak, becermek gibi algıladıkları cinselliği eşleriyle yaşamak konusunda zorluklar yaşarlar. Birçok çift kısıtlı, fazla çeşitliliğe sahip olamayan ve kendi arzularını keşfetme çabasından uzak, rutin, kısa ve doyum vermeyen bir cinsel ilişki tarzını kısa sürede benimser.</p>
<p>Cinsel iletişimleri zayıf olduğu için ve ayrıca cinsel arzuları ve tercihleri konusunda kendilerine bile rahat ve açık olamadıklarından nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadıklarını, nasıl daha çok haz alabileceklerini konuşup paylaşmazlar.</p>
<p>Birleşme öncesi sevişme süresi, ortalama bir kadın için çoğunlukla kısadır. Birçok durumda kadın yeterince uyarılmadan ve kendisini hazır hissetmeden kendisini cinsel birleşmenin içinde bulur. Birleşme süresi de genellikle kısa olduğundan kadın orgazm olmadan ilişki biter.<br />
Yine ortalama çiftlerin birçoğunda sevişme sonrası sevgi ve şefkat gösterme, duygusal yakınlık yaşama gibi bir durum söz konusu olmaz ve erkek sırtını dönüp uyur. Bu şekilde tekrarlanan cinsel deneyimler bir süre sonra cinsel istek, uyarılma ve orgazm bozukluklarının gelişmesine neden olur.</p>
<p>Birkaç yıllık deneyimden sonra, kadınlar çocukluklarında kendilerine öğretilen şeyin doğru olduğuna inanmaya başlarlar. Gerçekten yaşadıkları cinsellik sadece erkeğe hizmet etme amacını gütmektedir ve kadın bundan fazla bir zevk almamaktadır. Görev kabilinden yürütülen cinsel yaşam, baş ağrıları, yorgunluk gibi isteksizlik belirtilerine yol açar. Belli bir süre sonra da cinsel ilişki sıklığı azalır ve nihayet yataklarını ayırmayı başaran kadın, huzura ve özgürlüğe kavuşur. Kendi kızlarına aynı şeyi öğretir: Cinsellikten keyif alınmaz…</p>
<p><strong>Peki ya erkekler? </strong><br />
Eşleriyle kendi neden oldukları doyumsuz cinsel yaşamları iyice kısıtlanan erkekler ise ya bu duruma razı olur ve cinsellikten uzaklaşarak kendilerini başka işlere verirler ya da başka kadınlara, paralı ilişkilere yönelirler. Onlar da böylelikle aynı şeyi doğrulamış olurlar. Seks hayvani bir şeydir ve ancak saygı duyulmayacak hafif kadınlarla yaşanır. Eşleri ise tıpkı anneleri gibi saygın ve cinsellikten uzak kutsal varlıklardır. Onlar da oğullarına aynı şeyi öğretir, hatta bunun ilk adımı olarak oğullarına paralı bir ilişki ya da bir ‘manita’ ayarlamak için arkadaşlarını veya abileri devreye sokarlar.</p>
<p><strong>Neler cinsel yaşamı keyifsizleştiriyor? </strong></p>
<p><strong>.</strong>Cinsel isteğinizin olup olmadığına aldırış etmeden cinsel ilişkiye girin.</p>
<p><strong>.</strong>Gergin, güvensiz ortamları tercih edin. Birbirinize kırgınlıklarınız varsa bunları konuşmak ve çözmek yerine cinsel ilişkiye girin.</p>
<p><strong>.</strong>Hamilelik istenmediği halde, güvenli bir koruma yöntemi seçmeyin, cinsel ilişki sırasında hamilelik kaygısıyla gerginliğinizi artırın.</p>
<p><strong>.</strong>Cinsel birleşme öncesi, sevginizi göstermek, beğendiğinizi ve arzu duyduğunuzu ifade etmek ayrıca birbirinizi birleşmeye hazırlamak gibi işlevleri olan ön sevişmeye fazla vakit ayırmayın. Apar topar cinsel birleşmeye geçin.</p>
<p><strong>.</strong>Karşı tarafı rahatsız edebilecek ağız kokusu, akıntı gibi sorunlarınız varsa bunları tedavi ettirmeyin, sevişme öncesi hijyen ve temizliğinize özen göstermeyin.</p>
<p><strong>.</strong>Erken boşalma ya da uyarılma zorluğunuz varsa bunları tedavi ettirmek yerine bu sorunlarınızla cinsel yaşamınızı sürdürmeye çalışın.</p>
<p><strong>.</strong>Eşinizin sevişirken sizi rahatsız eden tutumları varsa değiştirmesin diye bunları söylemeyin, katlanmaya çalışın.</p>
<p><strong>.</strong>Cinsel isteklerinizi, arzularınızı, eşinizin size yapmasını istediğiniz şeyler varsa bunları da söylemeyin, hevesiniz körelsin.</p>
<p><strong>.</strong>Farklı cinsel aktiviteler denemeyin, olur da bunlardan çok keyif alabilirsiniz. Bunun yerine baştan aşağı sırası değişmeyen, hep aynı şeyleri yapın ve rutin bir sevişme usulü geliştirin.</p>
<p><strong>.</strong>Genel iletişiminiz ve cinsel iletişiminiz kısıtlı olsun, birbirinize arzularınızı söylemediğiniz gibi, cinsel isteğinizi de belirtmeyin.</p>
<p><strong>.</strong>Fiziksel temasınızı mümkün olduğunca azaltın. Cinsel birleşme dışında birbirinize sevginizi, arzunuzu belli edecek temaslardan kaçının.</p>
<p><strong>.</strong>Sevişmeye hazırlık olmadan aniden geçin. Eşinizi duygusal ve erotik olarak hazırlamayın.</p>
<p><strong>.</strong>Cinsel fantezilerinizi eşinizle paylaşmayın, bunlar arkadaş toplantılarında konuşulabilecek şeylerdir, eşler arasında konuşulması ayıptır.</p>
<p><strong>.</strong>Birbirinizi erotik olarak uyarabilecek, mesajlaşma, telefon, erotik hediyeler gibi şeylerden uzak durun, bunlar ancak ahlaksız insanların yapabileceği şeylerdir.</p>
<p><strong>Hatice Yaşar / Radikal</strong></p>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-5128746761904095059?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' title="Cinsel yaşam nasıl keyifsizleşir?" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkilervefaydalari.com/cinsel-yasam-nasil-keyifsizlesir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
